74 milyon yıllık embriyo bulundu: Yumurtadan çıkamadan fosilleşti

Bazı dinozor türleri, aradan milyonlarca yıl geçmiş olmasına rağmen hala yalnızca birkaç kemik parçasıyla tanınıyor. Troodon da bunlardan biri. Ancak Montana’da bulunan ve yumurtadan çıkamadan fosilleşen bir embriyoya ait “MOR 246-11” kalıntıları, bu gizemli türün yaşamının en erken dönemlerine dair önemli ayrıntılar ortaya koydu.
Troodon formosus ilk kez 1856 yılında bulunan tek bir diş üzerinden tanımlandı. Uzun yıllar boyunca yeterli fosil bulunamaması, türün sınıflandırılmasını ve gelişim sürecinin anlaşılmasını zorlaştırdı. ABD’nin Montana eyaletindeki Two Medicine Formasyonu’ndan çıkarılan yeni kalıntılar ise tabloyu daha ayrıntılı hale getirdi. Geç Kretase döneminden kalan ve yaklaşık 82 ila 74 milyon yıllık göl ile akarsu tortullarını barındıran bölgede, embriyodan yetişkin bireylere kadar farklı yaşlara ait iskelet parçaları bulundu.
PLOS One dergisinde yayımlanan araştırmada Troodon’un özellikle kalça ve bacak kemikleri incelendi. Kemiklerdeki büyüme izleri, gelişimin belirli aşamalarda düzenli bir seyir izlediğine işaret ediyordu. Araştırmacılara göre genç bireylerle yetişkinler arasında yalnızca boyut farkı yoktu. Yetişkin Troodonların daha kaslı bir yapıya ve vücutlarına oranla daha kısa bacaklara sahip olduğu belirlendi. Genç bireylerde ise daha farklı bir vücut oranı görülüyordu.
Montana Eyalet Üniversitesi uzmanları, genç Troodonların tehditlerden uzaklaşabilmek için daha çevik hareket etmiş olabileceğini düşünüyor. Yetişkinlerde ortaya çıkan daha güçlü yapı ise büyük avlarla karşı karşıya gelmeye daha uygun bir anatomiye işaret ediyor.
Kuşların kökenine uzanan yeni ipuçları
İki ayak üzerinde hareket eden Troodon, kuş benzeri özellikleriyle bilinen troodontid ailesinin üyeleri arasında yer alıyor. Tür, görece büyük beyin yapısının yanı sıra ikinci ayak parmağındaki keskin pençesiyle de tanınıyor.
Kuzey Karolina Eyalet Üniversitesi araştırmacılarının da yer aldığı ekip, Two Medicine Formasyonu’nda bulunan kemikler ve yuva fosillerinin yalnızca Troodon’un gelişimini anlamak açısından önemli olmadığını belirtiyor. Bu kalıntılar, kuşların kökenine yakın dinozor gruplarının nasıl evrimleştiğini incelemek için de önemli bir referans oluşturuyor.
Araştırmanın sonraki aşamalarında kafatası ve ön uzuvlar dahil olmak üzere iskeletin diğer bölümlerinin incelenmesi söz konusu. Böylece Troodon’un yumurtadaki ilk gelişim döneminden yetişkinliğe kadar geçirdiği anatomik değişimlerin daha ayrıntılı biçimde ortaya çıkarılması hedefleniyor.








